JEOTERMALİN DEPREMLE İLİŞİĞİ

Muş´lu Doç. Dr. Mehmet Furkan Şener katıldığı canlı yayın programında ülkemizde son zamanlarda yaşanılan deprem ve depremle ilişiği olan jeotermal üzerine önemli bilgilendirmelerde bulundu.

 

Muş´lu akademisyen Doç. Dr. Mehmet Furkan Şener katıldığı canlı yayın programında alanında uzman olduğu jeoloji üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Muş´lu akademisyen jeoloji üzerine yaptığı açıklamalarda: ? Yerin çeşitli derinliklerindeki kayaçlar içerisinde birikmiş olan ısının akışkanlarca rezervuara taşınıp burada sıcak su buhar ve gaz halinde kullanılmasına Jeotermal diyoruz.  Şöyle tasvir edebiliriz Jeotermal,  dediğimiz bir tabanda bir ısıtıcı kaya, bu ısıtıcı kayanın üzerinde bir rezervuar akışkan İçerisinde bulunduğu bir rezervuar bu rezervuarı ısıyı taşıyan tektonik hatlar yani fay hatları ve bu ısının açığa çıkmasını önlemek için örtü kayanın oluşturduğu bir sistem Jeotermal Sistem.  Kendi içerisinde üç grup altında toparlayabiliriz. En düşük entalpi sahalar 20 ila 70 santigrat derece arası orta entalpi sahalar 70 ile 150 santigrat derece arası veya yüksek entalpi sahalar dediğimiz 150 santimetre üzerindeki sahalardır.  Türkiye´de jeotermal sondajımız var işte elektrik enerjisi için düşük orta ve yüksek entalpi sahalar dediğimiz hepsi için çeşitli sayıda sınırsız sayıda Jeotermal alanımız var.  Ama bunların hepsi özelliklerine göre dağılım sağlıyorlar. Günümüzden şöyle birazcık geriye gidersek yaklaşık 15 milyon yıl önce Arap ve Afrika plakalarının kuzeyde lavrasya plakasıyla çarpışıp Arap Afrika plakalarının Avrasya plakasını altına dağılmasından sonra Anadolu plakasını bir sıkışma meydana geliyor. Kuzey Anadolu fayı, Doğu Anadolu fayı, Bitlis Kenet kuşağı, Ecemiş fayı, Tuzgölü fayı gibi çatlak sistemlerimiz gelişiyor. Aynı zamanda Batı Anadolu Bölgesi olarak tabir ettiğimiz yerde de Kuzeyde Avrupa plakası Güneyde ise helen yayı etkisinde kalan Batı Anadolu bir genişlemeye maruz kalıyor. Bu genişlemeden dolayı Magma adası yükseliyor ve kabuk inceldiği için ısı akışı daha fazla oluyor bu yüzden Batı Anadolu şu an jeotermalde lider konumdadır. Batı Anadolu yani İzmir, Manisa, Uşak Aydın bu bölge dediğimiz gibi graben sistemi olarak adlandırdığımız alanda ısı akısı daha yüzeye yakın olduğu için burada çok daha fazla Jeotermal alanlar var.? dedi

?Deprem İle Jeotermal Birbiriyle İlişkilidir?

Şener, ?Deprem ile jeotermal birbiriyle ilişkilidir. Deprem jeotermalin ana kaynağıdır. Çünkü plakalar hareket ettiği sürece aşağıda bir ısı akısı gerçekleşecek bu ısı akışı da ısıtacak bu ısıyı buhara dönüştürecek veya sıcak suya dönüştürecek.  Biz de bunu elektrik enerjisi ısınma veya Jeotermal kaplıca vesaire olarak kullanacağız. Bu demek değil ki sadece Batı Anadolu´da jeotermal var Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi´nde de yaptığımız çalışmalarda Jeotermal potansiyel alanları olduğunu tespit ettik.  Orta Anadolu yani Kapadokya volkanizması dediğimiz alanda yine bir graber sistemi oluşturuyor.  Burada da Jeotermal potansiyeller var ama az önce bahsettiğim sıkışmadan dolayı burada rezervuarda sadece akışkan sıkıntımız var.  Bununla ilgili çeşitli projeler makaleler ve dünyanın birçok yerinde bugün İtalya, İzlanda ve Amerika jeotermali 1900´lü yılların başından bu yana kullanan ülkelerdir. Dolayısıyla kızgın kuru kaya´nın çağlatılıp içerisindeki o enerjiye su basılarak jeotermal kullanılabilir.? İbarelerini kullandı.

?Türkiye Olarak Jeotermal Bakımından Güçlü Bir Ülkeyiz?

Doç. Dr. Mehmet Furkan Şener, ?Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu´da biz Türkiye olarak jeotermal bakımından güçlü bir ülkeyiz. Deprem insanoğlunun kontrolünde olan bir mekanizma değil. Depremin olması plaka hareketlerinin biz çok genç bir kuşakta yer alıyoruz. Dünyanın yaşı 4 buçuk milyar yıl, biz 15 milyon yıldır kara yüzeyinde yani daha emekleme safhasında bir bebek gibi Anadolu plakası. Bu yüzden tektonik aktiviteler çok fazla oluyor bunların her tektonik aktivitenin gerçekleşmesi de Batı Anadolu graber sistemi içerisinde jeotermal ısı akısının yükselmesine neden oluyor. Dolayısıyla Manisa´da İzmir´de vesaire gerçekleşen depremler jeotermal olarak bize artı olarak yansıyabilir.? Şeklinde konuştu.

?Türkiye´de Jeotermali 1963 Yılında İlk Defa İzmir Balçova´da Açtık?

Şener, ?1900´lü yılların başından beri İtalya´da, İzlanda ve Amerika´da çok aktif olarak kullanılıyor. Biz Türkiye´de Jeotermali 1963 yılında ilk defa İzmir Balçova´da açtık. Sonrasında işte Kızıldere´de, Germencik´te jeotermal enerji santrallerinin kurduk. 24.4 megavat 2009´da 47. 4 megavatlık elektrik santrallerini kurduk. Jeotermal maliyetli olduğu için 2000´li yıllardan sonra kullanmaya başlanıldı.? Dedi.

?Kuyu Açma Çok Maliyetli Bir Sektör?

Şener, ?Kuyu açma çok maliyetli bir sektör. Ama bununla ilgili hem devletin hem kalkınma ajansları hem de Dünya Bankası gibi kuruluşların özellikle elektrik ve ısıtma sektöründe yatırım yapmak isteyen yatırımcılar çok ciddi anlamda teşvikleri var. Yenilenebilir enerji kaynaklarının şu an dünyada; rüzgârgülü, güneş paneli ve Jeotermaldir. Jeotermal bu sektörde en karlı olandır. Ciddi anlamda doğru fizibilite çalışmaları yapılabilir ve sürdürülebilir bir Jeotermal kuyu açarsanız 7-8 sene içerisinde kuyu kendisini amorti edip kar ettirmeye başlayabilir. Bugün bir rüzgar gülünün maksimum ömrü 25-30 sene ya da güneş paneli aynı şekilde. Ama jeotermal kuyular 45- 50 seneye kadar devam ediyor. Mesela bizim Kızıldere´de ki Jeotermal bir kuyumuz 35 senedir faal olarak çalışıyor çalışmaya da devam ediyor. O yüzden biz Türkiye´de bunu ısıtma sektöründe enerji sektöründe kaplıcada ve daha çok seracılıkta kullanıyoruz.? İfadelerine yer verdi.

 

 


JEOTERMALİN DEPREMLE İLİŞİĞİ

Muş´lu Doç. Dr. Mehmet Furkan Şener katıldığı canlı yayın programında ülkemizde son zamanlarda yaşanılan deprem ve depremle ilişiği olan jeotermal üzerine önemli bilgilendirmelerde bulundu.
Güncel 24.09.2020 19:06:32 0

 

Muş´lu akademisyen Doç. Dr. Mehmet Furkan Şener katıldığı canlı yayın programında alanında uzman olduğu jeoloji üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Muş´lu akademisyen jeoloji üzerine yaptığı açıklamalarda: ? Yerin çeşitli derinliklerindeki kayaçlar içerisinde birikmiş olan ısının akışkanlarca rezervuara taşınıp burada sıcak su buhar ve gaz halinde kullanılmasına Jeotermal diyoruz.  Şöyle tasvir edebiliriz Jeotermal,  dediğimiz bir tabanda bir ısıtıcı kaya, bu ısıtıcı kayanın üzerinde bir rezervuar akışkan İçerisinde bulunduğu bir rezervuar bu rezervuarı ısıyı taşıyan tektonik hatlar yani fay hatları ve bu ısının açığa çıkmasını önlemek için örtü kayanın oluşturduğu bir sistem Jeotermal Sistem.  Kendi içerisinde üç grup altında toparlayabiliriz. En düşük entalpi sahalar 20 ila 70 santigrat derece arası orta entalpi sahalar 70 ile 150 santigrat derece arası veya yüksek entalpi sahalar dediğimiz 150 santimetre üzerindeki sahalardır.  Türkiye´de jeotermal sondajımız var işte elektrik enerjisi için düşük orta ve yüksek entalpi sahalar dediğimiz hepsi için çeşitli sayıda sınırsız sayıda Jeotermal alanımız var.  Ama bunların hepsi özelliklerine göre dağılım sağlıyorlar. Günümüzden şöyle birazcık geriye gidersek yaklaşık 15 milyon yıl önce Arap ve Afrika plakalarının kuzeyde lavrasya plakasıyla çarpışıp Arap Afrika plakalarının Avrasya plakasını altına dağılmasından sonra Anadolu plakasını bir sıkışma meydana geliyor. Kuzey Anadolu fayı, Doğu Anadolu fayı, Bitlis Kenet kuşağı, Ecemiş fayı, Tuzgölü fayı gibi çatlak sistemlerimiz gelişiyor. Aynı zamanda Batı Anadolu Bölgesi olarak tabir ettiğimiz yerde de Kuzeyde Avrupa plakası Güneyde ise helen yayı etkisinde kalan Batı Anadolu bir genişlemeye maruz kalıyor. Bu genişlemeden dolayı Magma adası yükseliyor ve kabuk inceldiği için ısı akışı daha fazla oluyor bu yüzden Batı Anadolu şu an jeotermalde lider konumdadır. Batı Anadolu yani İzmir, Manisa, Uşak Aydın bu bölge dediğimiz gibi graben sistemi olarak adlandırdığımız alanda ısı akısı daha yüzeye yakın olduğu için burada çok daha fazla Jeotermal alanlar var.? dedi

?Deprem İle Jeotermal Birbiriyle İlişkilidir?

Şener, ?Deprem ile jeotermal birbiriyle ilişkilidir. Deprem jeotermalin ana kaynağıdır. Çünkü plakalar hareket ettiği sürece aşağıda bir ısı akısı gerçekleşecek bu ısı akışı da ısıtacak bu ısıyı buhara dönüştürecek veya sıcak suya dönüştürecek.  Biz de bunu elektrik enerjisi ısınma veya Jeotermal kaplıca vesaire olarak kullanacağız. Bu demek değil ki sadece Batı Anadolu´da jeotermal var Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi´nde de yaptığımız çalışmalarda Jeotermal potansiyel alanları olduğunu tespit ettik.  Orta Anadolu yani Kapadokya volkanizması dediğimiz alanda yine bir graber sistemi oluşturuyor.  Burada da Jeotermal potansiyeller var ama az önce bahsettiğim sıkışmadan dolayı burada rezervuarda sadece akışkan sıkıntımız var.  Bununla ilgili çeşitli projeler makaleler ve dünyanın birçok yerinde bugün İtalya, İzlanda ve Amerika jeotermali 1900´lü yılların başından bu yana kullanan ülkelerdir. Dolayısıyla kızgın kuru kaya´nın çağlatılıp içerisindeki o enerjiye su basılarak jeotermal kullanılabilir.? İbarelerini kullandı.

?Türkiye Olarak Jeotermal Bakımından Güçlü Bir Ülkeyiz?

Doç. Dr. Mehmet Furkan Şener, ?Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu´da biz Türkiye olarak jeotermal bakımından güçlü bir ülkeyiz. Deprem insanoğlunun kontrolünde olan bir mekanizma değil. Depremin olması plaka hareketlerinin biz çok genç bir kuşakta yer alıyoruz. Dünyanın yaşı 4 buçuk milyar yıl, biz 15 milyon yıldır kara yüzeyinde yani daha emekleme safhasında bir bebek gibi Anadolu plakası. Bu yüzden tektonik aktiviteler çok fazla oluyor bunların her tektonik aktivitenin gerçekleşmesi de Batı Anadolu graber sistemi içerisinde jeotermal ısı akısının yükselmesine neden oluyor. Dolayısıyla Manisa´da İzmir´de vesaire gerçekleşen depremler jeotermal olarak bize artı olarak yansıyabilir.? Şeklinde konuştu.

?Türkiye´de Jeotermali 1963 Yılında İlk Defa İzmir Balçova´da Açtık?

Şener, ?1900´lü yılların başından beri İtalya´da, İzlanda ve Amerika´da çok aktif olarak kullanılıyor. Biz Türkiye´de Jeotermali 1963 yılında ilk defa İzmir Balçova´da açtık. Sonrasında işte Kızıldere´de, Germencik´te jeotermal enerji santrallerinin kurduk. 24.4 megavat 2009´da 47. 4 megavatlık elektrik santrallerini kurduk. Jeotermal maliyetli olduğu için 2000´li yıllardan sonra kullanmaya başlanıldı.? Dedi.

?Kuyu Açma Çok Maliyetli Bir Sektör?

Şener, ?Kuyu açma çok maliyetli bir sektör. Ama bununla ilgili hem devletin hem kalkınma ajansları hem de Dünya Bankası gibi kuruluşların özellikle elektrik ve ısıtma sektöründe yatırım yapmak isteyen yatırımcılar çok ciddi anlamda teşvikleri var. Yenilenebilir enerji kaynaklarının şu an dünyada; rüzgârgülü, güneş paneli ve Jeotermaldir. Jeotermal bu sektörde en karlı olandır. Ciddi anlamda doğru fizibilite çalışmaları yapılabilir ve sürdürülebilir bir Jeotermal kuyu açarsanız 7-8 sene içerisinde kuyu kendisini amorti edip kar ettirmeye başlayabilir. Bugün bir rüzgar gülünün maksimum ömrü 25-30 sene ya da güneş paneli aynı şekilde. Ama jeotermal kuyular 45- 50 seneye kadar devam ediyor. Mesela bizim Kızıldere´de ki Jeotermal bir kuyumuz 35 senedir faal olarak çalışıyor çalışmaya da devam ediyor. O yüzden biz Türkiye´de bunu ısıtma sektöründe enerji sektöründe kaplıcada ve daha çok seracılıkta kullanıyoruz.? İfadelerine yer verdi.